Newton’un Başına Elma Düştü mü? Bilimsel Gerçek ve Efsane Arasındaki Hikâye
Newton’un Başına Elma Düştü mü? Bilimsel Gerçek ve Efsane Arasındaki Hikâye
Bilim tarihinde yer etmiş pek çok anekdot arasında belki de en çok bilinenlerinden biri, Isaac Newton’un yerçekimini keşfetmesine ilham veren “başına düşen elma” hikâyesidir. Peki, bu olay gerçekten yaşandı mı? Newton’un başına elma düştü mü, yoksa bu anlatım sadece yerçekimi kavramını daha kolay anlamamızı sağlayan bir efsane midir?
Bu yazıda, Newton’un hayatına, yerçekimi kavramının ortaya çıkışına ve bu meşhur elma hikâyesinin kökenine bilimsel ve tarihsel bir bakış sunacağız.
Newton ve Yerçekimi Kavramı
Isaac Newton (1643–1727), klasik fiziğin temellerini atan ve matematik, optik, mekanik gibi pek çok alanda çığır açan bir bilim insanıydı. Onun “evrensel kütleçekim yasası” olarak bilinen teorisi, gezegenlerin hareketinden elmanın yere düşmesine kadar tüm cisimlerin bir çekim kuvveti ile birbirine etki ettiğini öne sürer.
Yerçekimi üzerine düşünmeye başlamasının 1665–1666 yıllarına, Cambridge Üniversitesi’nde veba salgını nedeniyle eğitime ara verildiği döneme denk geldiği biliniyor. Bu süreçte Newton ailesinin yaşadığı Woolsthorpe Malikanesi’ne döndü ve burada gözlemler yapmaya başladı.
Elma Gerçekten Düştü mü?
Elma hikâyesi ilk kez Newton’un ölümünden yıllar sonra kayıtlara geçmiştir. Newton’un yakın dostu ve ilk biyografisini yazan William Stukeley, 1752 yılında yayımladığı “Memoirs of Sir Isaac Newton’s Life” adlı eserinde, Newton’un kendisinden elma hikâyesini bizzat dinlediğini yazar. Stukeley, Newton’un bahçede otururken bir elmanın yere düştüğünü gördüğünü ve bunun üzerine yerçekimi üzerine düşünmeye başladığını belirttiğini aktarır.
Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, hiçbir kaynakta elmanın Newton’un başına düştüğüne dair doğrudan bir ifade yoktur. Bu detay, zamanla hikâyeye mizahi ve sembolik bir anlam katmak için eklenmiş gibi görünmektedir.

Hikâyenin Evrimi: Gerçeklikten Efsaneye
Elma olayı, aslında Newton’un gözlem yeteneğini ve merak duygusunu temsil eden etkili bir semboldür. Zaman içinde bu hikâye;
-
Bilimi basitleştirmek isteyen eğitimciler,
-
Popüler bilim kitapları ve çizgi filmler,
-
Medya içerikleri tarafından yeniden anlatılmış ve abartılmıştır.
Bu sayede elmanın “Newton’un başına düşmesi”, bir sembole dönüşerek bilim tarihinin en tanınan hikâyelerinden biri olmuştur.
Newton’un Anlatımı
Newton’un kendisi de bu olayı teyit eder nitelikte bazı açıklamalar yapmıştır. John Conduitt’e anlattığı ve başka kaynaklara da yansıyan bir versiyonda, Newton şöyle der:
“Bahçede yürürken bir elmanın yere düşmesini izledim ve düşündüm: Ay neden Dünya’ya düşmüyor? Elmanın düşmesini sağlayan kuvvet neden Ay’a da etki etmiyor?”
Bu anlatım, Newton’un gündelik bir gözlemden yola çıkarak evrensel bir ilkeyi nasıl kavradığını gösterir. Ancak burada da “başına düştü” ifadesi geçmez.
Elmanın Bilimsel Sembol Olarak Gücü
Elmanın bilimsel tarihçedeki yeri yalnızca Newton’un hikayesiyle sınırlı değildir. Adem ile Havva hikayesi, mitolojik anlatılar ve edebiyatta da elma, bilgi ve farkındalığın sembolü olarak yer alır. Newton’un hikayesinde de elma, doğadaki bir olayın bilimsel meraka dönüşmesini simgeler.
Newton’un başına elma düştüğü efsanesi, tam anlamıyla gerçek olmasa da, bilimsel düşüncenin nasıl tetiklenebileceğini anlatan güçlü bir metafordur. Gerçekte Newton, yere düşen bir elmayı gözlemlemiş olabilir; ancak onun başına düşmesi, tarihsel değil, daha çok sembolik bir anlatımdır.
Yine de bu hikâye, sıradan olayların büyük fikirlerin doğmasına nasıl öncülük edebileceğini gösteren etkileyici bir örnek olarak bilim tarihinde yaşamaya devam edecektir.
