Sismik İzolatör Sistemi Nedir? Ne İşe Yarar?

Depremlerde Hayat Kurtarıcı Etkiye Sahip Olan Sismik İzolatör Sistemi

Üzülerek belirtiyoruz ki deprem hayatımızın en acı gerçeklerinden birisi. Özellikle de ülkemizin deprem kuşağında yer almasıyla bu gerçeği çok daha acı bir şekilde görüyoruz. Gölcük depremi, Düzce depremi, Van depremi ve son olarak bu yıl içerisinde yaşadığımız Elazığ ve İzmir depremleri. Bu depremlerle birlikte, depremin ne olduğu ve sonuçları adeta bir tokat gibi yüzümüze çarptı, bilime göre de tüm bu hareketlerin devamı gelecek. Depremlerin asıl gerçekleri ise bilançolara yani yıkılan yapılara, kaybedilen canlara baktığımız zaman ortaya çıkıyor. Diğer dünya ülkeleri ile kıyasladığımızda ise ülkemizdeki depremlerin getirdiği hasarların oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. Yani, deprem ülkemizin açık bir gerçeği ve bu gerçekten kaçmamamız, yüz yüze mücadele etmemiz gerekiyor. Peki, depremle mücadele nasıl olmalıdır? Bu konuda yapılabilecek birçok şey sayabiliriz fakat bu içerikte ele alacağımız konu ‘sismik izolatör’ sistemleri olacak.

Sismik izolatör sistemlerinin, deprem kuşağında yer almakta olan ve yapıların deprem için oldukça uygunsuz olduğu ülkemizde, bir zorunluluk haline getirilmesi gerekiyor. Depremlerin, yapılar üzerindeki olumsuz etkilerini ciddi anlamda minimize etmeye yarayan bu sistem, oldukça etkili sonuçlar alınmasını sağlıyor fakat binaların maliyetlerini de arttırıyor. Fakat binalarımızın lüks görünümlerinden biraz olsun feragat etmek sanırım hiçbirimizi öldürmeyecektir. Neredeyse bütün insanlar, içinde ölmeyeceği bir binayı lüks görüntülere tercih edecektir. Peki, nedir bu deprem izolatörü, depremden ne denli koruyor ve nasıl çalışıyor?

Deprem (Sismik) İzolatör Nasıl Çalışır?

Deprem izolatörü adından da anlaşılacağı gibi depremin etkilerini, binanın taşıyıcı sistemlerinden yani kolonlarından izole ederek depremin yapı üzerindeki etkisini hafifletmeyi hedefleyen bir sistem. Sistemin kolonlar üzerine yerleştirilmesinin sebebi ise yapıların yükünü kolonların taşıyor olması. Binalara baktığımız zaman bu görevi duvarların üstlendiğini düşünebiliriz fakat bu büyük bir yanılgıdır. Duvarlar yalnızca %20’lik bir yükü taşımaktadır, geri kalan tüm yük kolonlar üzerine biner. İşte deprem izolatör sistemi de kolonlar üzerindeki deprem etkisini azaltarak kolonların yani tüm binanın hasar görmesini engellemektedir. Bu sistem, zaman zaman halk arasında yaylı sistem olarak da bilinmektedir.

Deprem izolasyon sistemi, şuan için ülkemizde yalnızca yeni yapılan hastanelerde kullanılması zorunlu olan bir sistem olarak karşımıza çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 2013 yılı içerisinde yayınlanan genelgeye göre; genelge tarihinden sonra yapılacak olan ve 100’ün üzerinde yatak kapasitesi bulunan tüm hastanelerde deprem izolatörü sistemlerinin kullanılması zorunlu hale getirildi. Yani ülkemizde son yıllarda yapılan hastanelerde bu sistemi görmek mümkün. Hastaneler üzerinden bir örnek ile birlikte sistemin deprem etkilerini ne denli azalttığını açıklayalım. Bildiğiniz gibi bu yıl Elazığ’da 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu deprem, sismik izolatör sisteminin kullanılmakta olduğu Elazığ Şehir Hastanesi’nde ise 3.1 olarak hissedildi. Bu fark ise asla göz ardı edilemeyecek büyüklükte. 3.1 büyüklüğünde depremleri belki hissetmiyoruz bile fakat depremin asıl büyüklüğü olan 6.8, oldukça yıkıcı etkilere sahip bir boyut.

Sistem, yeni yapılmakta olan hastanelerin yanı sıra havaalanı, köprü afet yönetim merkezi gibi bazı özel projelerde de kullanılması zorunlu olarak geçiyor. Fakat evlerde kullanım ise zorunlu değil. Gelelim, işin diğer boyutuna. Yazının başlarında da belirtmiş olduğumuz gibi depremlerin etkilerini minimize etmekte olan bu sistem ciddi bir maliyet ile birlikte karşımıza çıkıyor. Araştırmaya göre aynı inşaatta izolatör kullanıldığı takdirde %29’luk bir maliyet artışı ortaya çıkıyor. Öte yandan değerlendirdiğimizde ise kalıp ve demir maliyetleri de azalıyor. Bu maliyetlerin azalması iş gücünün azalmasını da beraberinde getirecektir. Yani bu maliyet artışının %29’dan da daha az olacağı anlamına geliyor.

Maliyet artışının ciddi olduğu reddedilemez bir gerçek. Fakat yukarıda verdiğimiz depremin hissedilen büyüklükleri arasındaki farka baktığımız zaman devede kulak kalıyor. Hayatta kalmamızı, yapıların depremlerden ağır hasar almalarını ya da daha da kötüsü yıkılmalarını engelleyecek olan bu sistem için %29’luk bir maliyet artışı gayet makul gözüküyor. Bu yüzden, depremler kuşağında yer almakta olan ve deprem bilançolarının da oldukça yüksek olduğu ülkemizde, deprem izole sistemlerinin bir an önce konutlar, iş merkezleri başta olmak üzere tüm yapılar için bir zorunluluk haline getirilmesi gerekiyor. Lüks ve şatafattan bir nebze olsun feragat edildiği takdirde yeni yapacağımız tüm binalara kolaylıkla uygulayabileceğimiz bu sistem, depremlerde hayatımızın kurtarıcısı olacak.

Ayrıca, tüm bunlara ek olarak deprem bilincinin her açıdan geliştirilmesi adına çalışmaların genişletilmesi gerekiyor. 2020 yılı içerisinde ülkemizde yaşanan 2 büyük depremde tekrardan gördük ki depremlere karşı hala oldukça hazırlıksız bir haldeyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sismik İzolatör Sistemi Nedir? Ne İşe Yarar?

0